Zafer’i tanımasam, yani onun Selçuk Üniversitesi’nde çıkardığı dergiyi bilmesem (Kırık Mızrap mıydı, yoksa Kırık Saz mı?), İlker’le münasebetlerini ucundan kıyısından bilmesem, diyeceğim ki Zafer’in çevresindeki bu deli bozuklar da kim? Aykut Nasip Kelebek. Kimdir Kelebek, necidir, ortaya şiir namına, teori veya düşünce namına ne koymuştur? Yani Kelebek uçmuş uçmuş da nereye konmuştur? Hatta nereden uçup gelmiştir? Dalga geçtiğimiz sanılmasın? Soruyoruz yahu! Cevap verebilecek olan var mı? Ki şu yüzden diyorum, yazdığı yazılar edebiyat namına koca bir sıfır olduğu gibi o dillerinden düşürmedikleri insanilik, edebilik ve ahlakilik namına da sıfır, hatta çift sıfır. Ancak önünde bir yok. Bir olsa anlayacağız ve diyeceğiz ki dur bakalım, bu sefer Kelebek bizi nereye uçuracak. Tabii kelebekler zayıf kanatlı, naçiz böcekler oldukları için kendilerinden başka kimseyi uçuramazlar, kısa sürede de ömürleri kafi gelir, öbür dünyaya göçerler. Tatlı böcekler yani.
Yok dalga geçtiğimiz sanılmasın, ciddi ciddi soruyoruz. Kelebek gerçekten kendini ne sanıyor ki yok Hakan Arslanbenzer onu diline dolamış, yok Arslanbenzer onun eleştirilerinden çok etkilenmiş, yok Arslanbenzer ne şairmiş ne eleştirmen (Yedi İklim Şubat 2011). Gerçekten bu söylediklerine inanıyor mu acaba Kelebek? Yani böyle nasıl komik olabiliyor ve her seferinde bizi nasıl güldürebiliyor? Onu merak ediyoruz. Sevgili kardeşim yoksa bir rahatsızlık mı söz konusu? Zihinsel bir dumur? Karabasan? Hafakan? Ya da ne bileyim şizofreni falan? Yardımcı olalım, bak benim bildiğim Kemal Sayar gibi iyi doktorlar var. Seni de onun gibi havale ederiz psikiyatriye, televizyon kanallarına, gazetelere, ünlüler arasına yani. Eğlenirsin. Söyle çekinme.
İyi niyetle yazılmış yazılardan bu kadar kötü niyetler sezinlemek, her ismi geçtiğinde kendine saldırılıyor sanmak, normal değil. Yaşı kaçtır, neler okumuştur, ortaya fikir namına ne koymuştur henüz belli olmayan, bulanık bile olmayan Kelebek gibi bir yazar adayının, saçmalamaya hakkı var, ama terbiyesizliğe hakkı yok. Zafer’in veya Ali Haydar Haksal’ın ahlaki konulardaki tutumuyla, yayın anlayışındaki veya çevrelerindeki gençleri yönlendirişindeki tutumu arasında koca bir tutarsızlık, daha da fenası boşluk var. Bu boşluğu nasıl kapatırlar bilemiyoruz. Ama Kelebek yazdıklarına gerçekten inanıyorlarsa, o zaman sıkıntı büyük demektir. A’dan başlamak gerek, bak bu Türk alfabesinin ilk harfi A. A de bakim.
En başa dönelim, Aykut Nasip Kelebek ve Zafer Acar’a kendi tabirleriyle saldırarak veya sataşarak kimse agah olmadı, olmaz. Oldu mu? Yahu merak ediyoruz da soruyoruz. Bilen var mı? Şu adamla ilgili yazdı da ya da şu adam bunlara saldırdı da değeri anlaşıldı diyebiliyor muyuz? Diyemiyoruz. Keşke diyebilsek. Ama Zafer henüz Atlılar’ı okumazdan önce, hatta okuduktan sonra bile Hakan Arslanbenzer’in küfrettiklerinin bile ne güzel yerlerde, konfor çattıklarını bilmeyen yok. Tabii Kelebek ve Acar’dan başka bilmeyen yok. Yoksa onlardan daha iyi bilen mi yok? Ki o yüzden neredeyse Yedi İklim’in her sayısında dolaylı, dolaysız, cümle aralarında ya da başlı başına bir yazıyla ya da isim vermeden Arslanbenzer’le uğraşmak zorunda hissediyorlar kendilerini. Boşa soruyoruz bu soruları, ortalama bir zekaya sahip herkes, biraz 1990-2011 arasında çıkan edebiyat dergilerini karıştırsa, hemen görecek ki Arslanbenzer’e saldırarak parsa kapma yarışında sıra Zafer Acar ve Aykut Nasip Kelebek’e gelmiş, o yüzden bu iki kardeşimiz, koşturuyor da koşturuyor. Kimle uğraşacaklarını iyi biliyorlar, kimin gölgesinden geçmeden şair veya yazar olamayacaklarını da iyi biliyorlar. Ama işlerini biraz bilinçli yapsalar da biz de onların zihin sağlığından şüphelenmesek, kaygılanmasak onlar için, olmaz mı?

2 yorum:
mesela, sezai karakoç 100 üzerinden kaçlık bir şairdir. 98 mi 95 mi hayır hayır olamaz 100 mü. yatmadan önce cahit zarifoğlu nu mu düşünmeliyiz necip fazıl'ı mı. ne yapmış bunlar diye soruyorsun ya. işte şiirimizin bu tür meselelerini irdelemişlerdir.
yazıya şiire hevesli gençler küstahlığı marifet bilir oldular,bu kelebek arkadaşla dünyabizimde vahim bir röportaj yapmışlar genç şair diye, maaşallah delikanlı yaslanmış arkasına türk şiirinde kim varsa notunu vermiş, herkesin hesabını kesmiş, hayır yaşını bilmesek yıllarını okumaya yazmaya vermiş, dirsek çürütmüş sanırız, abim daha okumayı sökeli kaç yıl oldu ki? dün mektebe gelmiş bugün üstad olayım der hesabı:)
Yorum Gönder